Öz Geçmişim

ÖZ GEÇMİŞİM



İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Mezunu


1947 yılında Sivas'ın Gemerek İlçesi'ne bağlı İğdeli Köyü'nde doğdu. Bu köy daha sonra Kayseri Sarıoğlan İlçesi'ne bağlandı. İlkokulu kendi köyünde Köy Enstitüsü mezunu olan köyünün ilk mezun öğretmeni sıfatını alan merhum İsmail Güneş tarafından okutuldu ve mezun oldu. Orta Öğrenimini Diyarbakır Ali Emri Orta Okulu ve Karaözü Orta Okulları'nda okudu. Diyarbakır da başladığı Ticaret Lisesi öğrenimini Kayseri Ticaret Lisesi'nde tamamladı.

İstanbul'da okuyarak büyük hedeflere doğru yürümeyi düşündü. Sınavla İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ne girmeyi, ya da askere gidip kısa yoldan bir iş tutmayı düşündü. Ailesinin kendisine ekonomik olarak yardım edemeyeceğini de düşünerek Akademinin Gece Bölümüne kaydını yaptırdı. Böylece gündüz çalışıp gece de okulunu okuyacaktı. Düşündüğü gibi yaptı. Hem çalıştı hem de okudu. Bir ara Etibank Pangaltı Şubesi'nde memur olarak da çalıştı. Fakat yaptığı işten dolayı çok sıkıldı ve istifa etti. Özel olarak iş hayatında çalışmayı tercih etti. Daha Üniversite öğrencisi iken Füruzan Hüsrev Tökin tarafından yazılıp sahneye konulan Pir Sultan Abdal ve İmam Hüseyin temsillerde oyuncu olarak görev yaptı. Tiyatrocu Avni Dilligil ile tanıştı. Bir süre de Avni Dilligil Tiyatro Topluluğu'nda çalıştı. Avni Dilligil'in yazıp sahneye koyduğu "Dört Kapı Kırk Makam " ile "İmam Hüseyin ve Kerbela" isimli oyunlarda rol aldı. Avni Dilligil'in ölümüyle kendi tiyatrosunu kurdu. Kendi yazıp yönettiği AŞK MI ? (Aşık Garip) ve ÖĞRETMEN adlı temsillerle halkın huzuruna çıktı. Halktan büyük destek aldı. Ancak; devlet baba sevmedi. Kovuşturmaya uğradı. Hayli gidip geldi. Genç yaşta maddi ve manevi olarak yıpratıldı.

Ekici, bundan da yılmadı. Bizim Belde isimli bir gazete çıkartarak halkın yine huzuruna çıktı. Bununla beraber siyasete girmeye karar verdi. Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir deneme yaptı. Gördüğü manzara çok vahim ve ürkütücü idi . Orada delege ağalığı ve bölgecilik hakimdi. İlla birinin adamı olmak gerekiyordu. Aksi halde siyaset yapma şansı yoktu. Bunu kabullenmedi. Sol siyasi parti olarak İşçi Partisi'ne bir süre gitti ve gözlemledi. Söylemler süslü fakat temsil edenler hiç de öyle halktan birileri değildi. Orada da fazla kalıp zaman kaybetmedi. Yeni kurulan(1966) Birlik Partisi’ne bir süre gidip geldi. Orada gördüğü manzara çok şaşırtıcı geldi. Tanıştığı insanlar arasında Orhan Arsel (eski sosyalist) , Abidin Özgünay, Abidin Nesimi (eski sosyalist), Kurbani Kılıç, Aşık Daimi, Av.Haydar Özdemir (İstanbul Milletvekili oldu), Av.Hüseyin Aydın, Av.Muharrem Naci Orhan, Av. İbrahim Kamil Karaman, Sabahat Balan, Haydar Ağbaba, Hasan İpçi, Abdurrahman Dehmen, Abdullah Dehmen, Yakup Coşkun, Dursun Gündüz, Dr. Kasım Bayar, Medet Şahin, Ahmet Özdemir, Mehmet Yaman, Adil Ali Atalay gibi o kadar insan tanıdı ki; her biri bir ahlak hocası olarak mütevazı siyasetlerini yaparken bile birer baba ve öğretmen gibi davranıyorlardı. Ekici, bu siyasi partide kalmaya karar verdi. Burada politik hayatta iyice pişip olgunlaşmayı tercih etti. Parti İsmi Türkiye Birlik Partisi olarak değiştirildikten ve Mustafa Timisi'nin Genel Başkanlığı döneminde İstanbul da İlçe Gençlik Kolları üyeliklerinde ve Başkanlığında bulundu. Sırayla İlçe Yönetim Kurulu üyeliği, İl Yönetim Kurulu Üyeliği ve İL Başkanlığı görevlerinde bulundu. 1977 Seçimlerinde İstanbul İl Başkanı olarak görev yaptı. Aynı yıl iki seçim tecrübesi geçiren Ekici, Genel Seçimlerle, Yerel Seçimleri peşi peşine başarıyla tamamladı. Yerel Seçimlerde Kağıthane Belediye Başkan Adayı olarak büyük bir başarıya imza attı. Yaptığı toplantılarla ve TRT deki naklen canlı yayındaki akıcı konuşmalarıyla dikkati çekti ve ilgiyle izlendi.

Olanlar bundan sonra oldu. Ekici’nin işyeri üst üste kurşunlanmaya ve bombalanmaya başlandı. Tamı tamamına 11 kez kurşunlandı, bombalandı. Sonunda kundaklanarak yakılıp ortadan tamamen kaldırıldı. Devlet Baba çaresiz ve seyirci kaldı. Çareyi Hüseyin Ekici’yi Kodes’e atmakta buldu. Gözaltı, hapislik sayılı günler bitti. Ekici kaldığı yerden siyasete devam dedi. 12 Eylül 1980 tarihine kadar Türkiye Birlik Partisi İstanbul İl Başkanlığı ve İl Yönetim Kurulu üyeliğini kesintisiz olarak sürdürdü. Kendi partisinin üyelik durumlarının yenilenmesi için parti üyeliklerinin tümümün fesih kararını aldı. Daha atamaların bile yapılmasına fırsat kalmamıştı ki; 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi yapıldı. Sıkıyönetim siyasi partilerin tüm defterlerine el koydu. Bütün siyasi parti yöneticileri gözetim altına alındı. Türkiye Birlik Partisi mensupları ise parti üyelikleri olmadığı ve daha önceden fesih yapıldığı için gözetim altına dahi alınmadı. Bunu duyan bazı siyasi parti mensupları her zaman yaptıkları gibi çamur atmayı da ihmal etmediler.

Siyasi hayatın dondurulmasıyla Ekici boş durmadı. Daha önce kuruluş çalışmalarında bulunduğu Karacaahmet Sultan Derneği’nin aynı zamanda Yönetim Kurulu Üyesi idi. Orada çalışmalarını sürdürdü. Toplam 18 yıl bu dernekte çalıştı. Sıkıyönetim devam ederken bir yandan Toplum Dergisi’ni çıkarttı. Bu dergi toplattırılınca isim değişikliği yapılarak Düşün Dergisi’ni yayın hayatına soktu. Bu dergi Hüseyin Ekici'nin rahatsızlığı ve uzun bir zaman yorgun düşen vücudunun iflas etmesiyle ölümle pençeleştiği bir dönemde derginin yönetmenliğini Seyit Nezir’e devretti. Azrail’den kurtulan Ekici, tekrar kendini toparladı ve Yurtta Ekonomi gazetesini çıkartarak Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Sıkıyönetim dönemlerinde Düşün Dergisi’nin kapatılması için yapılan baskılardan yılmadı. Geri adım da atmadı, derginin yayınını inatla sürdürdü. 1987'de tekrar siyasete girmeye karar veren Ekici eski partili bir gurup arkadaşlarıyla Sosyal Demokrat Halk Partisi’ne katıldı. 1987 seçimlerinde 4.Bölge Milletvekili Adayı olarak partisine omuz verdi. Oyların bir noktada toplanması için eski deneyimlerinden de faydalanarak tüm İstanbul genelinde çalışmalara katıldı. Seçimlerde gördüğü manzara ürkütücü idi. Siyasi partilerde halkın çocuklarının aday olmasına alışamamış ve içlerine sindirememiş olan o malum tabaka temsilcileri ayak oyunlarıyla ‘Saf Anadolu Aydınını’ nasıl ekarte (dışlama) edeceklerini çok iyi biliyorlardı. Partide aday olan hele hele Türkiye Birlik Partisi kökenli ise bu kişilere çamur atmak çok daha kolaydı. Bu nedenle Hüseyin Ekici konumunda olanlara mezhepçi, bölücü v.s gibi sıfatlar takılıyordu. Giderek bunun derinleştiğini gören Ekici, arkadaşlarıyla birlikte yerel seçimlere kadar direndiler. 1989 Yerel Seçimlerdeki başarılarından sonra siyasi çalışmalarına devam ederken Üsküdar Belediye Başkanlığı’nda Başkan Danışmanı ve Basın Yayın Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Görevinin 2.yılında Ekici, Belediye Başkanlığı tarafından Terfi ettirilerek "Temizlik İşçisi" olarak atandı. O da yetmedi, Fen İşleri Müdürlüğü’ne "sürgün" edildi. Türkiye’de yayın yapan tüm günlük gazeteler haber yaptı. Fakat görülen manzara ürkütücü idi. Partinin hiçbir organından "Genel Başkan dahil" menfi ya da müspet bir tepki alamayan Ekici, büyük bir tezgah içinde olduklarını artık dile getirmeye başladı. Parti içinde bir gurup arkadaşıyla durum değerlendirmesi yaparak kendilerini geri plana attılar. Beklenen sonuç ilk seçimdeki hüsrandı. Sosyal Demokrat Halk Partisi bütün ülkede hezimete uğradı. Çünkü; İstanbul'un Üsküdar İlçesi’ndeki yapılan dışlama politikası Türkiye'nin her yerinde yapılmıştı. Bunun çalışmasını kitaba dökmeye karar veren Ekici, önce "2000'e ON KALA DEMORKASİ KURULTAYI" adlı kitap yayınladı. Üst düzeyde politika yapan parti yöneticilerinin kimler tarafından desteklendiğini ve gidişatın kötü olduğunu belirtmeye çalıştı.

12 Eylül Sıkıyönetimi'nin yapamadığını partisinden gören Ekici, siyasetten aktif olarak ayrılmasa bile bir süre daha geri planda kalmayı uygun gördü.

1984 yılında Şahkulu Sultan Derneği’nin kuruluşunu bizzat yapan Ekici, Kurucu Başkanı olduğu dernekten dernek yöneticilerinin bağnaz tutumları yüzünden ayrıldı. Semah Kültür Vakfı’nın kurulması için çok büyük özveride bulundu. Kuruluş işlemlerinin bitmesini fırsat bilen bir takım insanlar Vakfı ele geçirdi. Vakfın akıbeti malum. Bir takım insanların çantasında gezgin hale getirildi. Hacı Bektaş Kültür Derneği’nin çalışmalarına bizzat katkıda bulundu. Anadolu Sevgi Birliği Kültür ve Dayanışma Derneği’nin kuruluşunu ve Kurucu Başkanlığı'nda bulundu. 17 yıldır faaliyetleri süren dernekteki Başkanlık görevi halen devam etmektedir.

1967 de İstanbul’a gelişiyle birlikte siyasi hayatın içinde kendini bulunan Ekici, genç bir konuşmacı ve hatip olarak aranan bir 'sunucu' oldu. Sunuculuk yapan Hasan İpçi’den çok etkilendi. 1968 yılında Av. İbrahim Kamil Karaman’ın yanında çalışmalarını sürdürürken Doğan Kılıç tarafından çıkarılan Ehlibeyt Gazetesi’nde yazı işlerinde görev aldı. İbrahim Kamil Karaman tarafından çıkarılan Halka Rehber Gazetesi’nde çalıştı. Eğitimci Mehmet Yaman tarafından çıkarılan Gerçekler Gazetesi’nde ilk yazıları yayınlandı. Aşık Daimi, Muhlis Akarsu, Aşık Ali Metin gibi ozanlarla yaptığı röportajları yayınlandı. Halk Bilimine olan tutkusunu sahnelere taşıyarak özellikle Pir Sultan Abdal şiirlerini okuyarak halka sevdirdi. 1970-1980 yılları arasında Türkiye’nin her yanında olan olaylara duyarsız kalmadı. Filistin konulu panel düzenlenmesine katıldı. Yol Plak adlı plak şirketi kurarak toplumsal konularda besteler okuyan Halk Ozanlarına kapısını araladı. Aşık Emekçi, Abuzer Karakoç, Haydar Erdoğan, Aşık Fikret Ünal, Aşık Hüseyin Aslan, Aşık Çoban Hüseyin, Cemal Saygılı ve Binali Salman gibi sanatçılardan oluşan bir dizi 45 lik plakları piyasaya sürdü. Her çıkardığı plaktan maalesef takibata uğradı.

Ekici, 1974 yıllarında çalışmış olduğu şirkette üst düzey yönetici iken çalışan tüm işçileri sendikaya bizzat kayıt yaptırarak işverenle arasını açtı. İşçilerin örgütlenmesi için onlara topluca seminerler vererek bilgilendirdi. İşverenin Lokavt kararına karşı işçilerle direnişe geçerek Grev uygulamasının bizzat başına geçti. “Türkiye’de ve hatta Avrupa’da ilk büyük mağaza grevi” olarak Avrupa basınında ve Türkiye’de yayınlanan ulusal gazetelerde haber konusu oldu. Günlerce basının izlediği grev uygulaması uzun bir direnişi başarıyla bitirdi ve tüm işçilerin haklarının alınmasını sağladı. Mahkemelere intikal eden tüm davaları kazanarak büyük bir hukuk savaşını da kazanmış oldu.

Ekici aynı zamanda Halk Ozanlarının hep yanında yer aldı. Onların mutlak surette koruma altına alınmasına inandı. Ankara’da kurulan Halk Ozanları Derneği’ne üye olarak öncülük yaptı. 12 Eylül Askeri Darbesiyle kesintiye uğrayan demokrasi nedeniyle deneyim kazanan Ekici, Dernek yerine vakıflaşmanın şartlılığını ilk kez dile getirdi. Bunu anlamayanlarca büyük tepkiyle karşılaşan Ekici bu kesim tarafından uzak tutulmaya çalışıldı. Haklılığı daha sonra anlaşıldı ama, olan kırgınlığa hiç aldırmadı bunların geçici bir durum olduğu değerlendirmesini yaptı.

Ekici bunlarla da yetinmedi, Anadolu’da bir çok yerleri adım adım gezerek bizzat yerlerinde inceleme yaptı. Her yıl Ağustos ayında Hacıbektaş İlçesi’nde Hacı Bektaş Veli Anma Tören ve etkinliklerine aralıksız 30 yıl devam eden Ekici burada dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla dostluklar kurdu. Antalya Elmalı Abdal Musa, Hafik Tekeli Dağı’na yaslanmış Hubyar Tekkesi, Tozanlı vadisinde Karaağaç Tekkesi, Keskin’deki Haydar Sultan, Kırıkkale’de Hasan Dede, Kayseri Seyyid Burhanettin, Eskişehir Seyitgazi Seyid Battal Gazi , Afyon Şuhut Hamza Dede Türbelerinde hem ziyaret ve incelemelerde bulunarak, fotoğraf çekip söyleşi yaparak birçok belgeseller hazırladı.Kıbrıs, İzmir, Bergama, Bursa, Bilecek, Afyon, Sivas, Kırşehir, Nevşehir, Göreme, Ürgüp gibi tarihi yerleri gezerek bilgiler topladı. Bunları zaman zaman canlı yayınlarda radyo ve televizyonlarda anlattı. Kamuoyunun bilgilenmesine sundu. Türkmenlerle ilgili bilgileri ve çektiği resimler günlük gazetelerde yayınlandı.

Birçok siyasal, sosyal etkinliklerde bulunan Ekici, İstanbul’da kurulan birçok spor kulubü ve dernek kuruluşunu bizzat yaptı. Son olarak Ümraniye Kazım Karabekir Cem ve Kültür Derneğini bizzat kurdu. Yörenin insanlarına teslim etti.

1986 yılında İstanbul’da düzenlediği Hacı Bektaş Veli’yi Anma Gecesi’ne Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Yugoslavya gibi batı Trakya’dan ve birçok ülkelerden kendiliğinden gelen büyük katılım üzerine ilginin odak noktası oldu. Burada ilk kez halk ozanlarına ve katılımcı sanatçılara Alevilik ve Bektaşilik alanında Karacaahmet Sultan Derneği, Ali Ekber Çiçek, Arif Sağ gibi kişi ve kurumlara hizmetlerinden dolayı plaketler verdi.

Türkiye’de ilk kez anket hazırlattırarak 8 kategoride Hoşgörü ödülleri veren Ekici, hep ilke imza atma özelliği olan bir kişilik sergiledi.

Yine bir ilk olan canlı “Türkü Şölenlerini” Anadolu Sevgi Birliği Lokalinde gerçekleştirdi. Bu şölende birçok sanatçı bulundu. Türkü Şölenlerin devamı olarak her yıl “Sevgi ve Kardeşlik Şenliği” adıyla Ekim ayının ilk haftasında 3 gün 3 gece süren etkinlikler düzenledi. Gece sabahlara kadar süren ilk etkinlikler olarak anılarda hala yaşamaktadır. Burada da katılımcılar plaketlerle ödüllendirildi. Bu yaklaşık 5 yıl sürdü. Bu şölenler Türkü evlerinin açılmasına ön ayak oldu. Türkü şölenlerinin yapıldığı 1992-1997 sonuna kadar sanatçı, bilim adamı, yazar ve şairlere de ev sahipliği yaparak panel, konferanslar, söyleşiler, dinletiler, imza günleri gibi etkinliklerin yapılmasını sağladı.

Yaptığı her türlü etkinliği profesyonelce yapmayı ve kesinlikle maddiyatı ön plana çıkarmamayı tercih etti. Bu nedenle çoğu mihraklarca odak noktası olurken, bazı kesimlerce de çekim merkezi oluşturdu. Bu çalışmalar bir çok dernek ve vakıfların kurulmasına da cesaret verdi.

Ülkenin dört bir yanından gelen ilgi nedeniyle siyasilerin de dikkatini çekti. Alevi Bektaşi inancının ilgiyle izlendiği merkez olarak bilgi toplama merkezi gibi değerlendirilmesini sağladı ve onlara öncülük etti.

Ehlibeyt Vakfının kurucu üyeliğinde bulundu. Dünya Ehlibeyt Vakfının bir süre Genel Başkanlığı'nı sürdürdü. Dünyanın dört bir yanından gelen Ehlibeyt sevdalı konuklarıyla yakın ilgi kurdu.

Son yıllarda yaygın olan Internet ortamında bir deneme yaparak web sitesi kurduran Ekici, ilginç bir durumla karşılaştı. Henüz kendi adına yeni kurulan Internet sitesinin bir anda patlama yaptığını görünce biraz şaşırdı. Sonra, bu işe de profesyonelce yaklaşıp, güncel makaleler yazarak Internet gazeteciliğini sürdürmektedir. Yazdığı onlarca makale yabancı dillere çevrilerek ilgi odağı oldu.

Bunun dışında kurucusu bulunduğu ve halen başkanlığını yaptığı Anadolu Sevgi Birliği Kültür ve Dayanışma Derneği adına bir web sitesi de kurarak yapmış oldukları etkinlikleri orada da yayınladı. Doğup büyüdüğü köyünü unutmadı www.igdelininsesi.com sitesini'de kurarak dünyanın dört bir yanına dağılmış köylülerinin biraraya gelmelerini sağladı. Görülen ilgi büyüdükçe zaman bulmakta da güçlük çeken Ekici, bunun üzerine gönlünden geçen bir projenin adımlarının atılması için dünyadaki Türkmenleri bir çatıda birleştirmek ve tanıştırmak amacıyla bir Internet Radyo kurulmasına ön ayak oldu. Türkmenlerin Sesi adıyla kurulan ve Internet üzerinden yapılan canlı yayınla dünyanın her yanından izlenmeye başlanınca sorumluluklarının iyice omuzlarına bindiğini bilerek bunu da can siper hane yapmaya başladı ve bunun devamını sağladı.

Kurmuş olduğu diğer web siteleri aracılığıyla da dünyanın dört bir yanından siyasal, sosyal , kültürel her türlü dost ve kurumlarla irtibata geçen Ekici kendince ömrünün en verimli dönemi içerisinde yeni kitap yayınları hazırlamaya başladı. Öyle görünüyor ki, kitapları peş peşe okurlarıyla buluşmak üzere gün sayıyor.

Sohbet toplantıları, konferanslar, paneller ve radyo-tv programları içerisinde aralıksız mücadelesini sürdüren Ekici, yeni yeni siyasi, sosyal ve kültürel çalışmalara önayak olacak çalışmalarına devam etmektedir. Kendi deyimiyle “yeni ve görsel belgeseller için çalışmalarını” yakında tüm dostlarının hizmetine sunacak projelerini hazırlamakla meşgul.

11 Ekim 2008 tarihinde yapılan 1. Türkmen Günü Şenliği etkinliklerinin fikir babalığını da yapıp aynı zamanda organizasyonunu da bizzat yapan Ekici, her yıl düzenlenmesini yapacakları bu şenliklerin dünya çapında ses getirecek büyük organizasyonlar arasında yer alabileceğini de söylemektedir.

Halen S.M. Mali Müşavir olarak görev yapan Ekici’nin yeni yayına hazırlanan kitapları yakında okuyucularıyla buluşacak.

29 Ocak 2009
Çamlıca/Üsküdar/İstanbul

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !